Ayşe Dila’nın İNTİKAMI…
Her Çarşamba olduğu gibi dün de süt izni kullandım ve kızımla birlikte eğlenceli bir gün geçirmeyi hedeflerken Ayşe Dila tüm enerjisiyle canıma okudu. Danıştığım pedagoglara göre – ki ben de öyle düşünmüştüm sadece nasıl aksiyon almam gerektiği konusunda kararsızdım – bana, onu bırakıp işe gittiğim için böyle davranıyormuş.
Hergün bıkmadan usanmadan sabah akşam onu neden bırakıp gittiğimi nereye gittiğimi Cumartesi Pazar günlerini onunla geçireceğimi…vs anlatıyorum. Pek dinlemekten hoşlandığı bir konu değil ve ben ne zaman konuşmaya başlasam huysuzlanmaya, başka şeylerle ilgilenmeye başlıyor ne kadar çabalasam da ilgisini çekemiyorum. Bu bile onu bıraktığım için ne kadar tepkili olduğunu gösteriyor aslında. Sanırım her geçen gün sorunlarımız değişiyor.Beni en çok mutlu eden herhangi bir sağlık sorunumuz olmaması. Neticede hepimiz her geçen gün değişik sorunlarla boğuşuyoruz.
Kızım olduktan sonra daha önce hatırlamadığım çocukluk anılarım canlandı. Bu bana gerçekten çok ilginç geldi. O zamana kadar hiç sorun etmediğim –tabii hatırlamadığım için sorun etmediğim- bir sürü anı canlandı. Annemin bizimle hiç oynamadığı, çok katı ve disiplinli olduğu, anneannemle öğle uykusundan kaçıp parklara gidişimiz… Küçük kardeşimle ilgili gördüğüm kabuslar – kaçırıldığı,kaybıolduğu denize düştüğü …vs gibi – korkuyla uyanıp koşarak odasına gidip nefes alıp almadığını bile kontrol etmiştim. Anneme bunlardan bahsettiğimde çok üzüldü o yüzden fazla uzatmadım. Biz küçükken onun da sorumlulukları çok fazlaydı tabii. . Üç kız çocuğu olunca bir annenin ne sorumlulukları bitiyor ne de sorunları
Neticede genç kızlığımızdan beri her zaman kıskanılacak bir ilişkimiz oldu. Umarım Ayşe Dilayla böyle bir anne-kız ilişkimiz olur.
Posted in Ayşe Dila'nın İntikamı