SÜT (MÜ)?Tüm dayanıklı sütleri tüketenlere…..

“Süt ve süt ürünü denilince akla hemen kutu süt, yoğurt, ayran gelmektedir. Peki şu yaz mevsiminde yediğimiz ambalajlanmış dondurma süt ürünü değil mi? Televizyonlarda ağzımızın tadını sulandıran ambalajlı dondurmalar! İki yıl, bir yıl uzuuun ömürlü ambalajlı dondurmalar. Üstünde ‘’ sütten yapılmıştır ’’ yazıyor. Ne sütü? Çiğ Süt mü,  süt tozu mu? Hangi süt?  Maalesef onlarda süt tozundan yapılmaktadır. Ezbere konuşmuyoruz. Ambalajlı dondurmayı çiğ sütten yapıyorum diyen var ise markasını bize bildirsin ve test edelim. Ama önce ambalajı üzerine “çiğ Sütten yapılmıştır’’ yazısını yazma cesaretini göstermeliler.
Çocuklara sütlü çikolata ha! Åžu yalana bakın ‘’ sütlü ‘’ diyorlar. Süt tozlu çikolata yazsalar doğru yazmış ve tüketiciyi aldatmamış olurlardı.�
Biz bu çalışmayı yeni başlatmadık.
2008 yılında, Çin’ de melaminli süt tozundan çocuk ölümleri meydana geldi. Melamin herkesin bildiği geçmişte veya halen yemek tabağında (melamin tabak) hammadde olarak kullanılan bir madde. Bu melamin süt tozuna katılmasının sebebi, süt tozunun mevcut toz yapısını, viskositesini koruması içindir.
Tarım Bakanlığı, melaminli süt tozunu ülkemize sokmuyoruz diyor bize cevabında!
Peki, melaminin yerine süt tozunda, süt tozunun yapısını, viskositesini , dayanıklılığını korumak için ne karıştırılmaktadır?
Buğdaydan yapılan un, üç beş ay içerisinde kullanılmadığı takdirde bayatlıyor, ekşiyor da şu süt tozu nasıl melaminsiz topaklaşmadan vizkositesini koruyor, ekşimiyor, bayatlamıyor?
Çin’ de süt tozundan ölen çocuklar çin menşeeli değil, AB’ nin kendi menşeeini  koymadığı, fakat AB şirketlerinin Çinli firmalara sattığı süt tozundan melamin çıkmıştı. Sadece melemin mi? Fransa’ nın sattığı süt tozundan da zararlı bakteri çıktığını haber ajansları tüm Dünya’ ya spot kaydı ile geçmişti.
Olayın Hikayesi Åžu İdi:
2008 yıl başlangıcında Çin Devlet başkanı televizyonlara çıkıp ‘’süt için çocuklar’’ reklamını yapınca Çinde Süt satışları patladı. Çinli firmalar iç talebi yetiştiremez olunca Almanya’ dan kutu süt ithalatı başladı. Almanya’ Çin’ e kutu süt ihraç etmeye başlayınca Almanya’ nın süt iç piyasası yükselmeye başladı. Bir Alman Firması Türkiye’ den kutu sütü alarak Çin’ e reeksport tekrar ihraç) etmeye başladı. 2008’ in başlarında gerçekleşen bu olay ile Ülkemizde de çiğ süt fiyatları Haziran 2008’ de 50 kuruştan 60 kuruşa fırladı(Çukurova fiyatları). 2008’in başında AB’ li firmalar Çin’ de patlayan süt satışları pazarında pay kapabilmek için sütün çok ucuz olduğu Güney Amerika Ülkelerine süt tozu siparişi verdiler. Güney Amerika Ülkelerinde yapılan süt tozunu Tayland, Sri Lanka, Hongkong, Tayvan serbest bölgelerinde Çin’ e satmak için stokladılar.
Åžimdi Tarım Bakanlığı’na soruyoruz. Hongkong’ un  kaç ineği var da süt tozu üretsin? Bakanlığın, Hongkong … bilmem ne ülkesi dediği menşeeli süt tozuların hepsi AB şirketlerinin Güney Amerika Ülkelerine ürettirdiği süt tozları idi. Diyeceksiniz ki AB’ nin kendi çiftçisinin ürettiği süt tozları yok mudur ki Güney Amerikaya ürettirsin. Sütte Dev üretime sahip olan Kanada’ da Çin’ e girince teşvik destekli AB’ nin süt tozları onunla rekabet edemedi! Cüzi bir miktar AB’ süt tozları Çin pazarına girebildi. Ama AB’ nin G.Amerika ülkelerine ürettirdikleri gırla girdi.
Çin’ e süt tozu furyası devam ederken Çin’ de ani çocuk ölümleri meydana geldi. Çocukların otopsi raporlarında sindirim sistemlerinde melamin tesbit edilmişti. Çocukların yediği son gıda araştırılnca süt olduğu öğrenilince o süt de  tahlil edilince çocuklarda bulunan melamin sütte de ortya çıktı. O sütler de melaminli süt tozundan yapılmıştı.
O melaminli süt tozundan sütü satan firma sahipleri Çin’ de kurşuna dizildi. Çin’ e melaminli süt tozu satan AB’ li firma sahipleri elini kolunu sallayarak geziyor.
Bu durum üzerine Çin Devleti süt tozu ithalatını durdurunca elinde süt tozu stoku bulunan AB’ li firmalar Türkiye’ ye yönelerek süt ve süt ürünleri üretici firmaların kapısını çalarak “Fabrikanızın kapısında teslim bir litre sütün size 39-40 kuruşa mal olacak şekilde süt tozu satalım’’ teklifine bizim anlı şanlı böyyük markalarımız bile ‘’ hayır” demediler. Hemen litresi 39 kuruşa mal olacak sütü ithal süt tozundan üretmeye başlayınca Çiğ Süt Üreticileri’ nden çiğ sütü almaya nazlandılar. 60 kuruş olan çiğ süt fiyatını 39 kuruşa düşürdüler.
Ülkede 1 milyon sayısını geçen çiğ süt üreticimizin çiğ sütüne süt ve süt ürünleri sanayicileri arkasını dönmüş ha babam, de babam dampingli süt tozundan üretilmiş süt ve süt ürünlerini piyasaya sürerken ucuza temin ettikleri ikame hammaddeye rağmen ambalajlanmış ürünlerde satış fiyatını indirmede bir merhamet ve insaf da göstermediler. 39 kuruştan çiğ sütünü satabilen çiğ süt üreticisi sesini nasıl duyurabilirdi?
2008 yılında ülkemizin üç yıl doğacak buzağılarının ihtiyacına yetecek kadar buzağı maması adı altında süt tozu ithal edildi. Hiç bir damızlık sığır yetiştiricisi damızlık dişi buzağısına buzağı maması içirmez, çünkü buzağı maması dişi buzağıların körpecik memelerini de yağlandırıp onun sütçü özelliğini yitirmesine sebeb olur!
Sokaklarda TÜSEDAD (Tüm Süt Üreticileri Derneği) çiğ süt üreticisinin feryadını “Sarıkız Sütünü Helal Etmiyor’’ mitingi ile duyurdu. Basın konuya mecburen ilgi gösterince ambalajlı süt sanayicilerinin sözcüleri basına açıklama yaptı: ‘’ Çiğ Sütte arz fazlası vaaar!’’
Birkaç gün sonra da Tarım Bakanı Sayın Mehdi Eker ‘’ Çiğ Sütte arz fazlası var ’’ demez mi?
Bu arada sarıkızlar kasapların yolunu tutmuştu. Çiğ Süt üretiminden zarar eden süt inek sahipleri zarardan kurtulmak için çareyi ineklerini kestirip satmakta bulmuştu. Sayı resmi rakamlara göre 300 bin bana göre 1 milyondu kesilen inek. O anda et fiyatları kasapta 10 TL’lerdeydi.
Tarım Bakanlığı aylarca ‘’ Çiğ sütte arz fazlası ’’ nı düşündü. 30 Nisan 2009 Tarım Bakanlığı tebliği ile çiğ sütün piyasadan süt tozu yapılıp çekilerek çiğ süt fiyatının artırılması’’ politikasını başlattı.
Tarım Bakanlığı Göle  yoğurt mayası çalmıştı ama göl maya tutmuştu. Nasıl mı? Gölde bir kova süt kalınca tabiiki yoğurt tutar!
Tarım Bakanlığı ‘’ süt tozu politikalarımla çiğ süt fiyatını ben yükselttim ’’  diyor.  Buna Tarımsal Üretim Genel Müdürlüğü personeli inanıyor ama benim elimdeki veriler ile çiğ süt fiyatını artıran daha doğrusu olması gereken seviyeye getiren etken süt tozu teşvikli üretim politikaları değil ülkede ineklerin kasaba gitmesinden dolayı azalan çiğ süt üretimidir. Nitekim doğurgan hayvan sayısında azalmanın ve komşu ülkelerde yükselen fiyatlar sebebi ile kaçak hayvan girişinin durması da eklenince et fiyatları bu yılın başlarında yükselmeye başladı.
Çiğ Süt fiyatlarını olması geeken seviyelere gelmesinin temel nedenin süt tozu teşvikinden dolayı olmayışının sebebi: Piyasa kontrol bilgisi ve matematiksel çiğ süt üretim ve teşvikli süt üretim oranıdır.
5 milyon 75 bin tonluk bir çiğ süt üretiminin fiyatını 4500 tonluk teşvikli süt tozu üretim miktarı yani bu miktar çiğ sütün süt tozu üretilerek piyasadan çekilmesi çiğ süt fiyatını yükseltemezliğidir.�
Ülkemizde çiğ süt fiyatını yükseltmek veya dengelemek için olması gereken politika süt tozunu teşvikli üretmek değildir. Bu tamamen yanlış bir politikadır. Bununla ilgili geniş değerlendirmelerimizi 2010 süt tozu döneminin bitimine doğru yazacağız.
Yazımızın başlığındaki sorulara şimdi gelelim. Set- bir diyor ki: üyelerimiz kıvam artırmak için yoğurtta % 2-3 oranında süt tozu kullanmaktalar. Süt sanayicileri de diyor ki: Asla süt tozu kullanmıyoruz. Biz yoğurda kıvamı sütün içindeki sıvıyı (suyu) buharlaştırarak kıvam vermekteyiz.
Set-Bir diyor ki: Süt tozu sütün süt tozuna çevrilmesi ile zaten pahalılaşıyor, sanayicilerimiz niçin tamamen pahalı süt tozunu kullansınlar, kıvam artırmak için (yoğurtta) % 2-3 oranında kullanmaktalar.
(Siz tüketici olarak süt ve süt ürünleri ambalajlarında süt tozundan yapılmıştır veya % 2-3 oranında süt tozu kullanılmıştır yazısını görebildinizmi? Biz göremedik! Gören var ise bize bildirsin.)
Bizde diyoruz ki; 2008 yılında tonlarca ülkeye süt tozu girdi. Halen de iç piyasada süt tozu teşvikli olarak var, yani ülkemizin Tarım bakanlığının verdiği üretim teşviki ile süt tozu ucuz üretilmekte, AB’ den ithal edilen süt tozu ise süte çevrildiğinde 40 litrekuruş. Yani set-bir’ in süt tozu pahalı demesi gerçek değil.
Hangi Firmaların Sütlerinde Süt tozu bulunmaktadır? Tüm firmalar süt tozu kullanıyormu?
Bir grup tüketiciler  ülkemizde bir çok süt ürünleri üreten firmalara sordu: Ürünlerinizde süt tozu kullanıyormusunuz? Hepsi ‘’ hayır ‘’ cevabını verdi!
Tüm Firmalar Tüm Ürünlerinde Süt Tozu Kullanmaktalar. Sadece Pastörize Süt’ de süt tozu kullanmamaktadırlar. Yoğurtta, Uht sütte süt tozu vardır. Dondurma da süt tozu vardır. Hiç birinin etiketinde bunu yazmıyorlar.
Diyeceksiniz ki ispat edin! Onlar ürettikleri ürünlerde ‘’ % 100 çiğ sütten yapılmıştır ’’ yazısını yazsınlar bakalım biz o zaman foyalarını ortaya çıkaracağız.
Yukarıdaki linkte Tarım Bakanlığı diyor ki: Süt tozu kullanılıyor ise bunu zaten ambalajlarında yazmak zorundalar.
Tarım Bakanlığı’ nı, Tüketiciyi takan kim? Ama Tarım Bakanlığı’ nın önce tüketicilerin isteklerini kaale alması gerek!
Çözüm: Süt ve süt ürünlerinin ambalajlarında ‘’ %… çiğ sütten yapılmıştır,veya % … süt tozu kullanılmıştır yazılarının yazılması için Tarım Bakanlığı’ na bağlı Ulusal Gıda Kodeks Komsiyonu’ nun etiketler ile ilgili hususu bizim öngördüğümüz şekilde değiştirmeleridir.
Bu yüzden her süt içenin, içirenin, yoğurt yiyen tüketicilerin Tarım Bakanlığına  http://www.bilgiagi.net/tuketicilerin-sut-tozu-dilekceleri/24794/  linkimizdeki dilekçeden göndermesini beklemekteyiz.
Siz tüketiciler isterseniz değiştirirsiniz!
Süt tozu mu süt mü içeceğimize süt sanayicileri değil kendiniz karar vermelisiniz.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


nine + fifteen =